30 Ocak 2011 Pazar

RABBİT HOLE - SEN HANGİ PARALEL EVRENDESİN?


Rabbit Hole’de Nicole Kidman her zamanki gibi çok güzel. Ve her zamanki gibi üzerine yapışmış olan soğuk duruşlu bir rol üstlenmiş. Ancak iyi bir oyun da çıkardığı inkar edilemez. Keşke, biraz da yaşlanmasını doğal akışına bıraksa da onun o doğal halini de görebilsek.
 8 ay önce 4 yaşındaki çocuklarını kaybetmiş bir çift, Becca(Nicole Kidman) ve Howie(Aaron Eckhart). Becca, acısını yeterince yaşamamış, oğlunun mezarına bile gitmemiş, acılarını öteliyor. Howie ise her gece oğlunun videosunu izlemekte, ağlamakta, acısını yaşamakta. Becca, hiçbir şey olmamış gibi her gün elmalı pay yapmaya devam ediyor. Büyük ihtimal oğulları Danny’nin en sevdiği şeylerden. Becca, sakin bir yaşam sürüyor. Çiçeklerle ilgileniyor, mutfakta yemekler yapıyor. Biri anıları tutmaktan yana, diğerleri yok etmekten. Becca, oğlunun bir şekilde ölümüne neden olan köpeklerini annesine bırakıyor. Buna karşılık Howie ise bebek koltuğunu hala arabasından çıkartmıyor. Becca’nın annesi de oğlunu 11 yıl önce 30 yaşında  eroinden kaybetmiştir. Ve yeri geldikçe bunu konuşur. Çevresindekiler Becca’nın bunu ötelemesini, bazı şeyleri aslında içinde yaşamasını garipsemektedirler. Halbuki, herkes acısını başka şekilde yaşar.

Bir şekilde Becca ile arabayla çarparak oğullarının ölümüne sebep olan James arasında bir bağ oluşuyor. Hemen hemen her gün parkta buluşup konuşuyorlar. Bu Becca’yı rahatlatıyor. Zaten ne Becca ne de Howie, James’i suçluyorlar. Bu buluşmalar sırasında lisede okuyan James, Becca’ya hazırladığı re-search ödevini gösteriyor. Bu, adı Rabbit Hole olan bir çizgi romandır. Paralel evrende herkesin farklı versiyonlarının yaşadığını anlatan bir çizgi romandır bu. Bu fikri Becca da benimsiyor, hatta paralel evrenle ilgili bir kitap okumaya başlıyor. Bu da benim sonuna kadar inandığım bir şey olduğu için filmin bu vurgulamalarını beğendim. Becca, James ya da bir diğer kişi  o an üzgün olabilir; ama başka versiyonları o an başka bir evrende gülüyor da olabilir. Madem uzay sonsuz neden bu mümkün olmasın ki? Her şeyden ümidinizi kestiğinizde unutmayın ki belki başka bir paralelde gülüyorsunuz, harika vakit geçiriyorsunuz. Onu hissetmeye çalışın ve mutlu olun.
Her an James’in   Becca’nın kolundan tutarak bir tavşan inini gösterip içine itmesini beklemedim değil. Filmi, Alice Harikalar Diyarında bir kıvama sokar, oğlunu görmesini sağlardım J
Filmin geneline bakarsak hiçbir aksiyonu, sonu ne olacak diye içinde barındırdığı bir merak unsuru yok. Bir durumu ortaya koyarak onların ruh halini anlamamıza zemin hazırlıyor. Ama keyifle sıkılmadan izledim. Üstümde bir etki bıraktı mı bittiğinde ise, hayır.

Acılar geçmez ama acıtma şekli biçim değiştirir...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder